Enflasyon ve Faiz Makası: Namıdiğer Munzam Zarar

Enflasyon ve Faiz Makası: Namıdiğer Munzam Zarar

Views: 58

Uzun zamandır basit bir munzam zarar hesabı ile mevcut faiz sisteminde alacağın nasıl eridiğini somut olarak göstermek istiyordum. Bu konuda daha detaylı düşüncelerim ve modellemelerim var ancak şimdilik önceliğim mevcut tabloyu ortaya koymak.

Son günlerde 12. Yargı Paketi etrafındaki tartışmalar; belirsiz alacak ve kısmi alacak davası ayrımı, zamanaşımının başlangıcı, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi ve kanuni faizin ticari temerrüt faizinin %80’ine endekslenmesi gibi başlıklar etrafında şekilleniyor.

Ancak aşağıda yer alan tablo, borçluların neden borcunu ödememeyi tercih ettiğini ve dava aleyhlerine sonuçlansa bile aslında süreçten nasıl kazançlı çıktıklarını çok net gösteriyor. Alacaklı olan tarafın birey, tacir veya kamu olması, aralarındaki ufak yasal farklar haricinde alacağın dramatik şekilde erimesini engellemiyor.

Geliştirdiğimiz 5 yıllık bir simülasyonda reel kayıplar şu şekilde gerçekleşiyor:

  • Birey (Kanuni Faiz): Alacağının %75’ini kaybediyor.
  • Tacir (Ticari Temerrüt Faizi): Alacağının %65’ini kaybediyor.
  • Devlet (Gecikme Zammı): Alacağının %60’ını kaybediyor.

Temel Sorun Nerede?Bu durumun temel sebebi, enflasyonun “bileşik” olarak çalışmasına karşın yasal faiz hesaplamalarında “basit” usulün uygulanmasıdır. Ana paranın sabit kalması ve faizle telafi edilen kısmın zaman geçtikçe ana paraya eklenmemesi (mürekkep faiz yasağı), alacağı enflasyon karşısında tabiri caizse pula çeviriyor.