Mikro ekonomik anlamda en büyük sorunlarımızdan biri, küçük tasarrufların giderek anlamsızlaşmasıdır
Views: 56
Uzun vadeli, kalıcı mülkiyete erişimin zorlaşması, küçük yatırımcıyı para kazanma umuduyla önce spekülatif yatırımlara itiyor. Ancak konjonktürün ani değişimleri ve spekülasyona açık alanlarda yaşanan aşırı kayıplar, hisse senedi piyasasında da kısa vadede umduğunu bulamayan yatırımcıyı mecburen altın, döviz veya mevduat gibi geleneksel araçlara yönlendiriyor. Son dönemde bu araçların dahi enflasyon karşısında değer koruma işlevini yitirmesi ise küçük tasarrufları zorunlu olarak tüketim mal ve hizmetlerine akıtıyor.
Sonuç olarak tasarrufa dönüşemeyen bu kitlesel tutarlar, talep yönlü bir baskı yaratarak tüketim mallarındaki fiyatları daha da yukarı çekiyor.
Oysa paranın değeri bakımından bu tasarrufların bir yerlerde, mümkünse uzun süre park edebilmesi gerekir. Bu kısır döngüyü kıracak ve küçük tasarrufları bir araya getirerek gerçek bir güç oluşturacak yegane ekosistem sermaye piyasasıdır. Ancak piyasayı, hisse senedi piyasasının katı kuralları ve geleneksel alışkanlıklarıyla regüle etmeye çalışıyoruz.
Banka ve aracı kurumlara sıkı sıkıya angaje edilmiş bu sistem, işlem ve operasyon maliyetlerini artırmakla kalmıyor, süreçleri inanılmaz derecede karmaşıklaştırıyor. Yasal çerçeveye baktığımızda tablo oldukça net:
📉 SPK Madde 61 kapsamındaki kira sertifikaları, uzun vadeli bir yatırım aracı olmak yerine ne yazık ki kısa vadeli bir bankacılık aracına dönüştü.
📷 61/A’daki gayrimenkul sertifikası, TOKİ’nin dönemsel denemeleri dışında piyasada yeterli ilgiyi göremedi.
⚙️ 61/B’deki Proje Finansmanı Fonu’nun ise bugün itibarıyla işleyen tek bir örneği dahi yok.
Siyasetin yolunu açtığı yeni yatırım yöntemlerinin, aşırı temkinli, tedbirci ve ezberci bürokratik anlayışla daha yaşama geçmeden önünün kapatılması, Türk ekonomik aktarım sisteminin mimarisinde karşılaştığımız en belirgin yapısal tıkanıklıktır. Kanun metinlerinin sunduğu serbest girişim ruhu ve potansiyeli, alt regülasyonların (tebliğlerin) daraltıcı sınırları içinde adeta boğulmaktadır.
Küçük tasarrufların yatırıma dönüşebilmesi için sistemi, aracıların yarattığı asimetrik maliyetlerden kurtarmamız şart. Finansal mühendisliği, bankacılık vesayetinin ötesine taşıyarak daha deterministik ve kendi içinde tutarlı bir modül olarak tasarlamadığımız sürece, küçük tasarrufların erimesini izlemeye devam edeceğiz.
